Hayat

Ey sevginin sebebini arayan Dost !. Ne yapacaksın sebebini ? Sebebini bildiğin zaman rahatlayacak mısın ? Bazen beni neden seviyorlar ? diye de soruyorsun. Annen, baban ya da özlem içinde döndüğün yerler sana soruyor mu ? Kurcalama Yaradan'ın aşkına ! Sev, sevil. Sebebini sorma. Aklına güvenme hep, azıcık da kalbine güven.

Keşif, asla başarısızlığa uğramaz...

GÜNCEL YAZILAR

TÜMÜ
Paris gergin, İstanbul bildiğiniz gibi...
18 Aralık 2018 Salı

Cumartesi günü Paris'te otelden dışarı çıkmak için kapıya doğru yürüdüğümde beni durdurdular. Otelin güvenlik görevlileri "nereye yürüyeceksiniz" diye sordular. O sabah işimi erken bitirdiğim için bir dolaşmayı hak etmiştim derken, aklıma "sarı yelekliler" gelmemişti. Güvenlik Görevlileri kibarca şehrin merkezinde bulunan sokaklarda yürümenin sakıncalı olduğunu söyleyerek bazı tavsiyeler verdiler. O sırada telefonum çaldı.

Bu hafta oldukça heyecanlı geçecek.
17 Aralık 2018 Pazartesi

Bugün Ekim Ayı Sanayi Verisi ile Eylül Ayı İş GÜcü Verileri açıklanacak. Açıklanacak olan rakamlar üçüncü çeyrekteki belirgin gerilemenin, dördüncü çeyrekte negatif bir büyüme yaratıp yaratmayacağını bize gösterecek diyebilirim.

Paris karışırsa, AB'de karışır...
14 Aralık 2018 Cuma

Tekrar sınır ötesi operasyon hazırlıklarına başladık. Ancak hedefin tam olarak ne olduğu konusunda henüz tam bir bilgi yok. Daha önceki raporlarımızda Akdeniz'de Yunanlılarla da bir gerginlik yaşama ihtimalimizin olduğundan bahsetmiştim. Avrupa'da şu an olan bitenleri dikkate aldığımızda, işlerin bir anda kontrolden çıkacağı bir aşamaya girme ihtimali çok yüksek.

Tahsilat 2019'un en temel konusu olacak...
13 Aralık 2018 Perşembe

Finans kurumlarının bazılarıyla gerçekleştirdiğim toplantılarda, Ekim ve Kasım aylarında tahsilat sorunun bir anda şiddetlendiğine dair konuşmalara şahit oldum. İlginçtir, fonlama maliyeti ve kredi faizi arasındaki makas da giderek açılıyor.

MEDYA

Aralık Etkinlik Takvimi

Basından Haberler

18.12.2018 06:41:21
DİJİTALE YATIRIM YAPAN KAZANACAK
16 Aralık 2018

Gelecekte kağıt para gibi çözümlerin yok olacağını belirten Prof. Dr. Alkin, “Kişiyi kontrol eden sistemlerden işi kontrol eden sistemlere geçtik. Yakın bir gelecekte değeri, emeği, alın terinin gerçek değerini dijital varlıklar ve blockchain teknolojisi vermeye başlayacak...

25.9.2018 23:46:13
Prof. Dr. Alkin: '2050'de Gelişen Ülkelerin Milli Geliri Gelişmiş Ülkeleri Aşacak?
08 Ağustos 2018

Ekonomist Prof. Dr. Emre Alkin, Türkiye'nin ekonomisi gelişen ülkeler arasında gittikçe gücünü artıran bir ülke olduğunu belirterek, "Çok iyi biliyoruz ki 2050 yılında gelişen ülkelerin milli gelirleri gelişmiş ülkeleri aşacak" dedi....

25.9.2018 23:38:18
ABD Yaradılış Felsefesine Aykırı Konumlanma İçine Girdi
08 Eylül 2018

Yapılarda Enerji Verimliliği Derneği (VERİMDER) İcra Kurulu Başkanı Prof. Dr. Emre Alkin, ABD'nin kendi yaradılış felsefesine aykırı bir konumlanma içerisine girdiğini söyledi....

Tekrar hatırlatayım dedim Dostlar... #paylasmasakolmazdi

Wed, 21 Nov 2018 14:46:12 +0900

Fransa ve Türkiye’de Cumhuriyetin kazandırdıklarını azımsamayalım Dostlar. Ancak her iki ülke de tarih boyunca, işine geldiği zaman aşırılıklara fazla müsamaha gösterip sonra da üzerine sertçe gitmiştir. Arada kalıp ezilenler de gerçekten demokratik hakkını kullanmak isteyenler oluyor. Cumhuriyet ve Demokrasiyi doğru şekilde sentezlemek en mühim iş. Hayırlısı demekten başka çare yok. #paylasmasakolmazdi #fransa #türkiye #cumhuriyet #demokrasi #emrealkin

Wed, 21 Nov 2018 14:46:12 +0900

“Sarı Yelek” Değerli Dostlar. @altinbasuni Rektörü ve aynı zamanda sayılı dış politika uzmanlarından Prof. Dr. @cagrierhan1972 'ın analizi dikkat çekici. “Avrupa Birliği’nde Fransa ve Almanya’nın mutabakatı olmadan AB politikalarında hiçbir ilerleme sağlanamaz" diyor ve ekliyor: Yeni üye kabulünden, kurumsal yapının tadil edilmesine kadar her konuda Berlin-Paris mutabakatı "yazılı olmayan kesin kural" hâline gelmiş durumda. Dolayısıyla, AB’nin istikrarı evvela bu iki ülkenin iç istikrarına ve kendi aralarındaki iş birliğine bağlı. Fransa’daki “Sarı Yelekliler Krizi” birkaç sebepten dolayı endişe veriyor. Birincisi, geçmişte görüldüğü gibi Paris’te başlayan halk hareketleri kontrol altına alınamazsa kısa sürede önce Belçika ve Hollanda’ya, Almanya’ya ve Avrupa’nın diğer ülkelerine sıçrayabilir. Hatırlatayım: 1960'ların sonunda başlayan hareketler Almanya ve İtalya'ya yayılmış uzun yıllar anarşi hüküm sürmüştü. Çağrı Hoca "Geçen hafta binlerce üniversite ve lise öğrencisinin yaptığı gösteriler, Macron’un kesin çözüm getirecek önlemleri almakta gecikmesi hâlinde meselenin çok daha ileri seviyelere taşınabileceğini gösteriyor." demiş. Yüzde yüz haklı. İkinci endişe sebebi şu: Fransa’nın ekonomik açıdan istikrarsızlaşması göçmenler açısından da ciddi problemlere yol açabilir. Fransa nüfusunun %12'sini başka ülkelerde doğan kişiler oluşturuyor. Ama kent nüfusunun % 20’si, Paris’te yaşayanların ise % 40’ı göçmen. Yaklaşık 12 milyonluk göçmen nüfusunun neredeyse yarısı AB ülkelerinden Fransa’ya çalışmak için gelmiş kişiler. Portekiz, İspanya, İtalya, İngiltere ile Polonya, Romanya ve Macaristan gibi Doğu Avrupa ülkeleri başta geliyor. Fransa’da işler kötüye gidip bu göçmenler geri dönerse ekonomik açıdan kırılgan bu ülkelerde de yeni problemlerin ortaya çıkabilir. Bir başka sebep de şu: Kriz devam ederse Fransa ile yakın ticari ilişki içinde bulunan ülkeleri de derinden etkiler. Son sebep belki de işin püf noktası: Macron'un devrilmesi veya siyasi gücünün sarsılması, “Avrupa Ordusu” projesinin de doğmadan ölmesine yol açacak. ABD ve Rusya'nın çekişmeyi bir kenara bırakıp, bu meseleyle ilgilendiklerini söylemek için fazla zeka yürütmek gerekmiyor. #gilletjaune

Wed, 21 Nov 2018 14:46:12 +0900

Dünya Gazetesi Yayınları